---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Yaftalamadan Düşünün…
Son zamanlarda TV kanallarında yayınlanan bir reklam var. Toplumsal ayıbımızı yüzümüze vuran bir reklam. Ulusal yayın yapan bir gazetemizin “Yaftalamadan Düşünün” konulu reklamını eminim bir çoğunuz izlemiştir bu gerçekçi reklamı. Günlük yaşamımızda insanlara yapıştırdığımız etiketler. Burada yanlış anlaşılmaması gereken bir konu var. Elbette gerçekten terörist olan birine terörist demekten çekinmeyeceğiz yada yaptığı işi açık açık yapana vasfını yaftalama yapmıyoruz diye söylemeyecek değiliz. Burada yaftalamaktan kasıt önyargı ile insanları belirli kalıplara mahkum etmek. Bende bu konuyla alakası olduğunu düşündüğüm bir kıssayı sizlerle paylaşak istiyorum.
Lütfen sabırla sonuna kadar okuyun...
SAF ve KURNAZ DOST
Bir tanesi çok kurnaz, atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdir. Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşının yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir.
Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok begendiğini söyler ve ondan vazgeçmesini ister. Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez. Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez ve nişanlısından vazgeçer.
Zaman içinde Saf olanın işleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir…(ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek) arkadaşının iş yerine gider ve kendisine çalışması için is vermesini ister ama arkadaşı ona iş vermez.
Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner, yinede arkadaşına kızamaz.
Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklasır. Fakir oldugu için ilaç alamadığını söyler yaşlı adam. Bizimki adamcağıza acır, istediği ilaçları alır, evine götürüp dinlendirir oturup sohbet ederler bi süre ve kisa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını bizim safa birakmistir. Bizim safta, biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla dostunun işyerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir.
Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnını doyurur, Kimsesi olmadığını ögrendiği kadına ; Kendisinin de yanlız olduğunu söyler ve bu evde birlikte yasşyalim sen evin islerini ve yemekleri yaparsin der.yasli kadin hiç düsünmeden kabul eder. Bir süre sonra yasli kadin bizimkine, kendine uygun bir kiz bulup evlenmesini söyler,
Bizimki böyle bir kizi nasil ulaşacagini, kendisinin tanidigi olmadigini söyler. Yasli kadin ona uygun bir kiz tanidigini ve kendisiyle görüstürebilecegini söyler. Görüsmeler sonucunda evlenmeye karar verilir ve dügün davetiyeleri basilir.
Bizimkisi kirgin oldugu halde çok samimi dostunu yinede unutamamistir …
Biraz da geldigi konumu görmesi açisindan samimi arkadasina da davetiye gönderir
Dügün günü gelir çatar . Saf adam dügün salonunda bir seyler söylemek istegiyle mikrafonu alir ve baslar yasadiklarini anlatmaya ;
“Eskiden çok sevdigim bir dostum vardi . Bir gün isleri bozulunca benden borç para istedi.elimdeki bütün parayi verdim. Evlenmek üzere oldugum nisanlimi çok begendigini söyleyerek ondan vazgeçmemi istedi.İçim kan ağlayark nişanlımdan da vazgeçtim. Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim.Islerim bozuldugunda onun fabrikasina gidip çalismak için kendisinden is istedim ama o bana is vermedi.Çok üzüldüm, ama yinede arkadasima kizmiyorum Çünkü biz gerçek dosttuk.”
Bu konusma üzerine kurnaz olan arkadasi daha fazla dayanamaz mikrafonu eline alir ve O da baslar konusmaya;
“Benim de bir zamanlar çok sevdigim bir dostum vardi. Islerim bozuldugunda kendisinden para istedim, bütün parasini bana verdi. Sonra ondan nisanlisini istedim, üzülerek nisanlisindan da vazgeçti ama Nisanlisini istememin nedeni o kadinin arkadasima layik olmamasiydi. Kendisi çok saf oldugu için arkadasimi o kadindan ancak bu sekilde kurtardim.
Isleri bozuldugunda gelip benden is istedi,En iyi Arkadasimi kendi emrimde çalistiramazdim, o yüzden is vermedim Günün birinde karsilastigi yasli adam benim babamdi. Babam ölmek üzereydi, onu arkadasimin yanina ben gönderdim ve mirasini ona ben biraktirdim. Evine gelen dilenci kadinsa annemdi Ona bakip iyi yasamasini saglamak için gönderdim ve şu anda evlenmekte oldugu kisi de benim kiz kardesim.
Onu arkadasimla evlenmesine ben ikna ettim. Değerli misafirler işte biz böyle dostuz…
LÜTFEN YAFTALAMADAN DÜŞÜNELİM…


Çok güzel bir konuya değinmişsiniz.
Bizim için ciddi bir mesele.
Rabbim hepimize hüsn-ü zan versin.
Cevabınızı yazınız!