---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Aydın DOĞAN’ın pijamalarıyla Başbakan karşıladığı Dönem
Kriz tüm dünyayı etkisi altına almış durumda. Öyleki 1929 yılından günümüze kadar dünya ekonomisi hiç bir zaman bugün yaşadığı sıkıntıları yaşamıştı. Az-çok ekonomiden anlayan her insan kriz dönemlerinde psikolojik harekatın ne kadar önemli olduğunu bilir. Yani insanların morali ne kadar yüksek tutulursa ve olaylara sağduyulu yaklaşılırsa en az etkiyle kriz dönemleri aşılabilir. Ancak insanlar içinden geçtikleri kriz dönemlerinde paniğe kapılırsa kriz en acımasız yüzünü gösterecektir.
2001 yılında yaşadığımız ekonomik krizi unutanlar var mı bilmiyorum. (unutmak ne mümkün….) O günlerde başta Kemal Derviş olmak üzere tüm yazılı ve görsel medyada başlatılan paniğe gerek yok sağ duyulu olalım haberlerini ben çok iyi hatırlıyorum. Hatta öylesine iyi hatırlıyorum ki bu gun aynı kuruluşların aynı olaylara gösterdiği farklı tepkileride tepkiyle karşılıyorum. Bariz örnekler geliyor…
Takvim yaprakları 21 Şubat 2001′i gösteriyor. Hükümet Anasol-M (ANAP-DSP-MHP) , Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük krizinde. Artık haberleriyle güvensizliğin adresi olmuş Aydın Doğan’ın sahip olduğu kuruluşlar “sağduyu” çağrıları yaparak “paniğe gerek yok” mesajları veriyordu. Ancak ne hikmetse bugün tüm dünyanın yaşadığı küresel krizden en az etkilenecek ülkelerden biri olmamıza rağmen (Uluslararası ekonomi uzmanlarının görüşü) attığı manşetlerle adeta kriz tellallığı yapıyor. Hikmetini biliyorum aslında. Aydın Doğan o dönem aldığı imtiyazları alamıyor, pijamalarıyla Başbakan karşılayamıyor. Şimdi 2001 yılında yaşanan yerel krizle 2008 yılında yaşanan genel kriz dönemlerimde verilen ekonomi haberlerini karşılaştıralım.
YIL 2001 – Anasol-M Hükümeti (Aydın DOĞAN’ın pijamalarıyla Başbakan karşıladığı Dönem)
Felaket günlerinde Hürriyet gazetesi, Kemal Derviş’i felaketin kurtarıcısı olarak sunarken, yayınladığı ekonomi haberleriyle ‘paniğe gerek yok’ mesajları veriyordu…
*** 23 Şubat 2001 – Döviz kuru istikrara kavuşur
*** 24 Şubat 2001 – Krizin asıl suçlusu IMF
*** 25 Şubat 2001 – Dünyadan büyük destek
*** 1 Mart 2001 – Paniğe kapılıp, yanlış yapmayın
*** 3 Mart 2001 – Panik gereksiz
*** 1 Mayıs 2001 – Karamsarlığa kapılmayın, krizi aşarsınız
YIL 2008 – AKP Hükümeti (Aydın DOĞAN’ın pjimalarıyla Başbakan karşılayamadığı Dönem)
İşte kartelin amiral gemisi Hürriyet’in bugün yaşadığımız küresel krizle ilgili haberlerinden bazı başlıklar:
*** 5 Ekim 2008 – Aylardır gündemden düşmeyen finansal krizin etkisini azaltmak bir yana şiddetini her gün artırması, yatırımcıda ‘ya kriz bizi de etkilerse’ endişesi yarattı.
*** 10 Ekim 2008 – Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ dünyayı etkisi altına alan küresel ekonomik krizle ilgili olarak, ‘İş dünyası olarak hakikaten tedirginiz’ dedi.
*** 15 Ekim 2008 – İşsizlik oranları Temmuz ayında hızlı bir artış gösterdi.
*** 16 Ekim 2008 – Piyasalar yine karıştı. Uluslararası borsalardaki sert düşüş içeride hızlı bir harekete neden oldu.
*** 17 Ekim 2008 – Türkiye, şanslı dönemin sonuna geldi. İSO Başkanı Tanıl Küçük, Türkiye’nin son birkaç yıldır yaşadığı şanslı dönemin sonuna gelindiğini belirtti.
*** 22 Ekim 2008 – Bu da mı teğet- Başbakan Erdoğan, “Bu kriz inşallah bizi teğet geçecek” derken, ABD Doları, Euro karşısında çok güçlendi.
*** 26 Ekim 2008 – Türkiye tuş oldu
Amerika başta olmak üzere tüm dünyada art arda batan dev finans şirketleri nedeniyle ortaya çıkan ekonomik daralma tüm ülkeleri olduğu gibi hiç şüphesiz ülkemizi de etkileyecektir. Ancak yazımın başında da söylediğim gibi ekonomik krizlerin boyutu, reel durumla ilgili olduğu kadar toplumun psikolojik yapısıyla da yakından ilgili.
Kötü yönetim nedeniyle Türkiye’de ortaya çıkan 2001 krizi ve tüm dünyayı saran, etkisinden kaçılması mümkün olmayan 2008 krizi. Doğan medya gruplarının toplumu baskı altına alan bilinçli haberleri insanlarımızı kriz nedeniyle tasarrufa yönelmeliyiz düşüncesine itiyor. Tasarruf nedeniye para ve mal dolaşımı olumsuz etkileniyor ve bu nedenle yaşanan reel krizin etkileri artıyor ve kriz dönemlerinin uzamasına neden oluyor…





Cevabınızı yazınız!