---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Şiirlerle Tanışma ve Arif Nihat ASYA
Yıl 1970 İlkokul 5 nci sınıf öğrencisiyim.! 10 Kasım Atatürk’ü anma gününde şiir okumak üzere öğretmenim bana görev vermişti.Beyaz naylon ayakkabılarımın içerisinde, yapak çorapların altındaki yama görünmediği için kendimi şanslı sayarak büyük bir çoşku içerisinde okula gitmiştim.Pantolonumun dizlerindeki yamalar beni pek etkilemiyordu.Çünkü o zaman yamasız pantolon giyen birkaç esnaf çocuğu vardı.O akşam Büyük üstad Arif Nihat ASYA’nın şiirini ezberlerken kendimi tutamayıp tüm içtenliğimle şiire yansıtıyordum.İsmim okunduğu zaman,heyecandan kıpkırmızı bir yüz ve ter içerisinde bir mizaçla kürsüye çıktım.Gözlerim annemi arıyordu.Ama nafile,annem süpürge kesmek amacıyla tarlaya gitmişti.Ben tüm içtenliğimle birlikte kürsüye çıktım,tabii ki heyecanım da beni yalnız bırakmıyordu. Gür sesimle ifade tonlarına da uyarak el hareketleri ile başladım.
BAYRAK
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selâmlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.
Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder…
Gölgende bana da, bana da yer ver.
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar:
Yurda ay yıldızının ışığı yeter.
Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün
Kızıllığında ısındık;
Dağlardan çöllere düştüğümüz gün
Gölgene sığındık.
Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı;
Barışın güvercini, savaşın kartalı
Yüksek yerlerde açan çiçeğim.
Senin altında doğdum.
Senin altında öleceğim.
Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yer yüzünde yer beğen!
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim!
Şiirin sonunda ben nasıl okudum diye heyecanımı henüz yenemezken kopan bir alkış sesinin ardından sınıf öğretmenim Nedret TANYOLAÇ’ın gelip beni yanaklarımdan öpmesi ve öyle samimi bir aferin deyişi vardı ki,ben annemin yanımda olduğunu ve bana sarıldığını hissettim.İşte şiiri ben bu günlerden sevmeye başladım.
Bu anımı bu gün tazelememe neden olan konu neydi. ŞUSİYAD Başkanı Üstad Hikmet OKUYAR’dan aldığım mailde, ARİF NİHAT ASYA ŞİİR ETKİNLİKLERİ HAFTASI KAMPANYASINA YOĞUN DESTEK VAR başlığı ile Arif Nihat ASYA adına güzel bir kampanya başlatmış ve 05.01.2009-11.01.2009 tarihlerini içeren haftayı Arif Nihat ASYA şiir etkinlikleri haftası olarak değerlendirilmesi için yoğun çalışmalarda bulunarak bunu bakanlık bazında ele alınması için uğraş vermiştir.
” Şair Yazar Gazeteci Hikmet Okuyar’ın Ocak 2009′un ilk haftasında Arif Nihat Asya Şiir Etkinlikleri Haftası olarak düzenlenmesi teklifini gönülden destekliyorum Bu vesileyle kendisine ve tüm şiir dostlarına selam ve saygılarımı sunuyorum.”
Arif Nihat ASYA Kimdir? 7 Şubat 1904 tarihinde Çatalca (İstanbul)’da doğdu, 5 Ocak 1975 tarihinde Ankara’da öldü. İstanbul Üniversitesi Yüksek Öğretmen Okulu Edebiyat Bölümü’nü bitirdi. Çeşitli illerde edebiyat öğretmenliği yaptı. Bazı eserlerini sayacak olursak
Heykeltraş (1924)
Yastığımın Rüyası (1930)
Ayetler (1936)
Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor (1946)
Rubaîyyat-ı Arif (1956)
Kubbe-i Hadra (1956)
Kökler ve Dallar (1964)
Emzikler (1964)
Kıbrıs Rubaileri (1964, 1967)
Nisan (1964, Rubailer)
Kova Burcu (1967, Rubailer)
Dualar ve Aminler (1967)
Avrupa’dan Rubailer (1969)
Kundaklar (1969)
Aynalarda Kalan (1969)
Şiirler (1971, şiirlerinden seçmeler)
Bütün Eserleri (1975,1977; ölümünden sonra)
En önemli ve özellik arzeden iki şiiri BAYRAK ve FETİH MARŞI’dır.
Bayrak şiirini yukarıda okuduk fetih marşınıda anımsayalım.
FETİH MARŞI
Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;
Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek
Yürü, hâlâ ne diye oyunda oynaştasın ?
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.!
Sen ne geçebilirsin yardan, anadan, serden….
Senin de destanını okuyalım ezberden…
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden…
Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın…
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.!
Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini…
Göster : Kabaran sular nasıl yıkar bendini ?
Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini
Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.!
Bu kitaplar Fatihtir, Selimdir, Süleymandır.
Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinandır.
Haydi artık uyuyan destanını uyandır.!
Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın
Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.!
Delikanlım, işaret aldığın gün atandan
Yürüyeceksin… Millet yürüyecek arkandan !
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasandan ….
Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.!
Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin !
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın…
Yürü, hâlâ ne diye kendinle savaştasın ?
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.!



Arif Nihat ASYA gibi kendine ülkesine şiir yazmaya adamış bir büyük ustadan esinlenerek şiiri sevmek ne güzel duygu tebrikler kardeşim.başarılar
özellikle fetih marşı çok iyi..
Cevabınızı yazınız!
»
MSN Live Messenger 2010 Son Versiyon (MSN 10.0) Full İndir
Her geçen zaman büyük yeniliklerle kulanıcılara sunular Live Messenger’ın 2010 versiyonu sizlerle. Kontak Listesinin ön yüz görünümü değişmiş olan MSN Live Messenger 2010 artık Facebook, Twitter ve sizlerin blog siteleri ile entegre olabilecek. Bu son …
»
Filistin Türkiye’yi ve Başbakanı Unutmuyor – FOTO
Filistine destek amaçlı dünyaya kafa tutan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Filistin halkının lideri olma konumunda. Her fırsatta hangi ortamda olursa olsun Filistin halkını unutmayan Başbakanın fotoğafları ve Türkiye Bayrakları Filistin sokaklarından ve evlerinden eksik olmuyor… …
»
Dündar’a Lions Ödülü!
Ergenekon soruşturmasını sulandırmak için elinden geleni yapan Uğur Dündar, Odunpazarı Lions Kulübü tarafından ödüllendirildi. Dündan, canlı yayında ödülü açıklarken, “Enerjimize enerji kadar bir ödül” değerlendirmesinde bulundu. Engin Kaşdaş’ın haberi… Star …
Samanyolu Haber
Meta
Kategoriler
Deneme
Archive
Bağlantılar
Blog Bilgi
E