---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Minnetle Anacaksınız…
20.yy sonlarına doğru yaşadığımız o karanlık günlerde henüz 16 yaşındaydım. O günlerde yaşanan ve benim gibi bir çok gencin direkt olarak geleceğini etkileyecek olayların yaşandığının ve bazılarının kararlar aldığının çokta farkında değildim. Bugun itibariyle tam 12 yıl geride kaldı karanlık insanların karanlık kararlarıyla geleceğimizi karartmaya çalıştıkları 28 Şubat Post-modern Darbesi’nin üzerinden. Hala derin izlerini taşıdığımız medya destekli bu düzmece darbe yüzünden çok gözyaşı aktı ve çok aile perişan oldu. İrticacı damgası yiyen yüzlerce insan işinden oldu ve yüzlerce inançlı asker görevinden alındı. Bakmayın şimdi “Haydi Kızlar Okula” kampanyası düzenlemelerine,inançları gereği başörtüsü takan kızlar siyasi simge bahanesiyle eğitimlerinden alıkoyuldular. Düzmece tarikatların (Aczmendi) başına pornocu şeyhleri(M.G.) ve alkolik,eroinman (A.K.) adamları yerleştirerek irtaca geliyor başlığı altında bu millete kan kusturdular. Tabi bu düzmece tarikatların düzmece şeyhlerinin daha sonra telekız oldukları ortaya çıkan ve sözde habersiz bir baskın sonucu uygunsuz olarak basılan müridleri (F.Ş.) vardı. Özellikle Doğan Medya destekli o zaman ki Refah-Yol Hükümeti’ni yıkmaya yönelik Laiklik elden gidiyor çığırtkanlığı ile yapıldı 28 Şubat. Son günlerde yaşanan olaylarla daha net ortaya çıkıyor oynanan oyunlar ve maalesef o günleri yani yaptıkları planlı darbe çalışmalarını kendi ağızlarından (ses kayıtlarıyla) itiraf edenler hala dışarda göğüslerini gere gere geziyorlar.
Zamanında oynanan oyunların senaristleri geride bıraktığımız bir kaç senede yine aynı oyunları oynamaya çalıştılar. O günlerde (1997) tarikat-şeyh-mürid oyunlarını oynayanlar, Uğur Mumcu-Bahriye Üçok cinayeti ve Madımak Olayları ile Laiklik elden gidiyor demişlerdi. Tam 10 yıl sonra Cumhuriyet gazetesinin bombalanması, Danıştay Cinayeti, Hrant Dink suikastı ve Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Cumhuriyet mitingleri ve yine Laiklik elden gidiyor sloganları ortalıkta dolaşıyordu. Ancak ikinci kez başaramadılar. Allah’a çok şükür her iki süreçte de yaşananların bir örgüt (Ergenekon) tarafından yapıldığı ve tamamen planlı olduğu ortaya çıktı.
27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 artık başka bir darbeyi bu ülke kaldıracak durumda değil. Şimdiye kadar darbeyle beslenen, varlıklarını bu darbeci düzene borçlu olanlar bundan sonra aradıkları imkanı bulamayacaklar. Zamanında bizim farkında olamadığımız olayları yıllar sonra anladığımız gibi bugünün genç nesilleri yıllar sonra bugünlerde nasıl bir tehlikenin bertaraf edildiğini öğrenince 27 Nisan 2007 muhtırasına papuç bırakmayan bugünkü hükümeti minnetle anacaklardır…



Süleyman Demirel: O bir cumhurbaşkanından çok silahsız kuvvetler komutanı gibiydi. O kendini her zaman ülkeyi uçurumdan alan kilit adam olarak gördü. Gerçek bir darbe, sayesinde atlatılmıştı (!) Refah-yol devrildi. İkinci kez köşke çıkma formülü “5+5″ kabul görmedi. Hayallerine kavuşamadı, ombudsman olamadı.
Mesut Yılmaz: 8 yıllık kesintisiz eğitimin “yılmaz” savunucusuydu, en çok o istedi hayata geçmesini ikbal beklentisi kısa vadede gerçekleşmiş olsa da 2002 seçimlerinde kendi kendini tasfiye etti. Türkiye Cumhuriyetinin ilk ve tek “Sanık Başbakanı” oldu, Yüce Divanda yargılandı. Siyasetten tasdikname aldı derken yeni oluşum çabalarıyla adını tekrar duyurmaya başladı.
Fadime Şahin: 28 Şubatın yıldızıydı. Sansasyonların aranan kadını, 28 Şubatın tetikleyen isim oldu. Medyanın arşivinde görüntüleri yerini alırken o yoluna röfleli saçları ve estetikli yüzüyle devam etti.
Tansu Çiller: Türk siyasetinin ilk kadın başbakanıydı, sarışın, sempatik kadının cilt ve saç bakımı siyasi çehresinden daha çok yer aldı günlük gazetelerde, yükselişi gibi çöküşü de hızlı oldu. Uyumlu bir koalisyon ortaklığı yürütürken tecrübesizliği ile hükümetin düşmesine üst düzey katkıda bulundu. DYPyi barajın altına düşürdü, Genel Başkanlığı kaybetti, darbe yıkamadı, sandık yıktı.Bugün daha çok eşi ve oğulları ile anılıyor.
Ali Kalkancı: Sürecin en renkli kişiliklerinden Dallasa taş çıkartan hayatı ile haber bültenlerinin vazgeçilmeziydi. Çarpık ilişkileri tarikat liderliği ortalığa saçıldı.
Çevik Bir: Genelkurmay 2. Başkanı Bir, Şubatın baş aktörlerinden oldu. Post modern “Evren”liğe soyunan Bir, birinci adam olmak isterken, önce Genelkurmay Başkanlığı beklentisi boşa çıktı, ardından Cumhurbaşkanlığı hayalleri suya düştü. Siyaset mühendislerine göre; önümüzdeki 10 yılın kaderini o meşhur balans ayarları ile tayin edecekti, oysa şimdi onu hatırlayan kimse yok.
Erol Özkasnak: Genelkurmay Genel Sekreteriydi, T.C nin Başbakanına kafa tutacak kadar ileri gidebiliyordu. Kariyer basamaklarını hızlı çıkması beklenirken o sadece bir terfi alabildi. Sahneden kulise indi. Emekli olduğunda medya onu unuttu. Flaşların büyüsü tükendi.
Hikmet Uluğbay: 55. Hükümetin Milli Eğitim Bakanıydı. Yani MGK kararlarını hayata geçirme onun göreviydi. 28 Şubattan sadece iki yıl sonra ruhsatlı silahıyla intihar teşebbüsünde bulundu, dili parçalandı ancak olağanüstü bir şekilde kurtuldu.
Necmettin Erbakan: Savunan Adam ve Partisi light darbenin öncelikli hedefiydi. 28 Şubatın bütün tuzakları aslında onu pasifize etmek için kurulmuştu. Bütün kurgunun baş rolündeki adamdı. İlerleyen zamanda iki partisi kapatıldı. Çok geçmeden Saadet Partisini toparladı. Ancak bu kez yol arkadaşlarında kimileri sırt çevirdi ona. 28 Şubattan sonra aldığı siyasi yasağı aktif siyaset yapmasına engel teşkil etti, bu da yetmezmiş gibi hazine yardımını usulsüz kullandığı iddiaları ile ilerleyen yaşında ağır cezalara çarptırıldı.
Türkiye Cumhuriyeti’ne ve bu cumhuriyetin halkına bu oyunları oynayanların yüzüne tükürmek lazım…
Oyun : 28 Şubat
Yapım Yılı : 1997
Senaryo : Ergenekon
Oynayanlar : – Pornocu Gündüz
– Uyuşturucu Kalkancı
– Tele Kız Şahin
– Kukla Yılmaz
– İkiyüzlü Demirel
– Cuntacı Biri
– Sahtekar Müslümanlar (Aczmendiler)
Bu ülkede 2007 senesine kadar ne zaman adalet dagıtıldı ki? Açlıktan Ekmek,baklava çalanlara 10′larca sene hapis cezası veren adalet düzeni ve diger yanda darbe üstüne darbe planlayanlara, suikast yapanlara, banka hortumlayanlara, zamanın başbakanınıda sayesinde örtülü ödenekten devleti dolandıranlara, hazine topraklarını peşkeş çekenlere yada yagmalyanlara, gelince aynı adalelet düzeni nedense degil onlarca sene hapis cezası vermek dokunamıyorlardı.Şuan gerçek bir adalet düzeninin varlıgını hissediyor gibiyim.Bugüne kadar dokunmak şöyle dursun isimleri bile telaffuz edilemeyen albaylar,subaylar,savcılar,gazeteciler,MIT’ciler askerler ve bir çok üst düzey insanlar tekek teker alınıyor sorgulanıyor ve hapsediliyorlar.Eger bugün bu ülkenin vatan hainleri darbeciler ve yandaşları bişey yapamıyorlarsa bu devletin başındaki taviz vermeyen dim dik ayakta duran İKTİDARLARIN ve bugün kadar satılmamış BAŞBAKANLARIN sayesindedir…
Cevabınızı yazınız!
BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ »
Sitemin PageRank’ı Kaç? – Google PageRank Sorgulama
Bildiğiniz üzere Google Amca‘nın siteleri arama sonuçlarında listelerken kullandığı bir çok algoritma var. Fakat Google Pagerank adı verilen bu puanlandırma sistemi, Google Amca‘nın en sevdiği sıralama kriteri olarak günümüzde hala önemini korumaktadır.
Web sitelerinin pagerank puanını …
FİLİSTİN-PALESTİNE »
Kurtlar Vadisi Filistin Ne Zaman Vizyona Girecek? – Fragman
En son yaşanan Filistin savaşından sonra Pana Film şirketinin Filistin isimli sinema filmi çekme kararından sonra herkes merakla beklemeye başlamıştı. Filistinde ve Marmaray gemisinde yaşanan insanlık dramını konu alan filim çok tutulacağa benziyor. Gelelim filmin …
KLAVYEDEN DÖKÜLENLER »
Hayrettin Metrobüs Reklam Filmi – Video İzle
Geçen haftalar Vataş Şaşmaz‘ın oynadığı metrobüs reklamı bir hayli alay konusu olmuştu. Halk içinde dilden dile dolanan bu reklam neden Hayrettin‘in kulağına gitmesin ki?
Vatan Şaşmaz‘ın oynadığı reklam filminde metrobüsler bomboştu ve rahat bir yolculuk yapılıyordu. …
Categories
Tag Cloud
Archive
Bağlantılar
Blog Bilgi
Ads
En fazla yorum alan başlıklar:
Alexa
iiiiiiii