---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Çanakkale Geçilmez…
Şanlı Türk geçmişimizin göğsümüzü kabartan çanakkale destanı çanakkele geçilmez naraları…çanakkale geçilmez…çanakkale geçilmez….aranızda çanakkaleye giden varsa oraya gittiğin zaman bile canlı canlı gözlerinde canlandırabiliyosun…kötü şartlarda topsuz tüfeksiz yiyecek içeceksiz zor zoruna türk askerimizin engin yüceliğiyle aldığımız boğazlarımız çanakkalemiz…ne büyük gurur verici bir yer çanakkle her tarafta mehmetçik her tarafta al kırmızı şanlı bayrağımız… mehmetçiğimize diyecek lafımız yok ama hiç düşündünüz mü topsuz tüfeksiz aç susuz sayıları az olan mehmetçiğimiz nasıl onca gemiye uçağa silaha insana karşı geldi ve başarılı oldu..tabi ki askerimizin içinde ki iman gücü… derlerdi ki ne zman osmanlı elinde kitabımızı bıraktı işte o zaman batmaya başladı…şimdi size bizim oralardan milletçi ve inancı olan insanların tüylerini diken diken eden bir yaşanmış olayı anlatacağım…
Çanakkale savaşının olduğu zamanlar yani yıl 1914 anadolu da ki insanlar bilirlermiş türkiye kötü halde düşmanlar bizi ezmeye çalışıyor…elleri havada dualar ederlermiş askerimize allah zeval vermesin diye…tabi o zmanalar telefon yok haberleşme zor biliyorlar savaş var durumumuz kötü ama haber alamazlarmış ne yaptılar ne durumdalar diye..aksaray ilinin eski ismiyle mamasın köyünde bulunan şammas baba nın türbesi. o zmanlar köyün muhtarı üzüntüyle beklermiş çanakkale ne halde diye…düşünürkende arada bi kapının önünde oynayan torununa oğlum git bakalım şammas dede nin kılıcıyla kalkanı duruyomu die sorarmış..çocuk gidermiş bakarmış duruyor deyip oyununa devam edermiş..bu bi kaç kere tekrarlanmış ve son geldiğinde çocuk dede durmuyo kılıcıyla kalkanı demiş..o zman yaşlı adam anlamış ki mehmetçik zor durumda ve şammas dede onların yardımına gitti diye üzülmüş…çünkü bu zat lar mehmetçik zorda kalmadan gitmezlermiş yani kul sıkışmadıkça hızır yetişmezmiş…bunun sağlamasını şurdan da yapabiliriz…o zmana savaş sonunda bizim askerlerimiz onlarda onların askerleri bizde esir kalmışlar..bilirsiniz bizim şanlı askerlerimiz aman diyene ateş etmezler…ingiliz ordu komutanı da bu esirlerin arasındaymış…az buçuk türkçeyle mehmetçiğimize hani başı sarıklı atlı askerleriniz nerde demiş? mehmetçik onlar kim biz böyleyiz biizm başımızda sarık yok ki demiş…komutan tekrar ya olurmu demiş biz tam ki hazırlanıyoruz sizin üstünüze geleceğiniz o sarıklı adamlar atlarıyla karşımıza çıkıyolar…atları öyle bi şaşlanıyo ki atların içleri görünüyo korkumuzdan geri çekiliyoruz demiş.
ve birde yine çanakkale de ingilizlerde girilen savaşta onlar o kadar fazlalar ki türk askerinin sayısına göre 10 20 kat daha fazla sayıda askerleri topları tüfekleri tankları çok fazla mehmetçiğimizde ise yok denecek kadar az sayıda silah bulunmaktadır. askerimiz bi an ne yapacağız derken ya allah bismillah deyip iman gücüyle tüm varlıklarını kolaylar ortaya. o anda bir toz bulutu ingiliz askerleriniz üzerine konar ve topuyla tüfeğiyle bi çok insan ve tank silah bi anda yok olur. herkes çok şaşırır yıllar sonra barış olduktan sonra ingiliz araştırmacıları türkiyeye gelip o askerleri araştırırlar..hadi derlermiş askerleri öldürdüler gömdüler tanklar nerde silahlar nerde toplar nerde diyerek bi türlü anlam veremezler bu toz bulutuna ve bu askerler ingiliz savaş kayıtlarına meçhul asker olarak geçer…
boşa dememiş mehmet akif ersoy “benim iman dolu göğsüm gibi serhattim var” rabbim her zmana mehmetçiğimizin yardımcısı olsun ruhları şad olsun…


Hiç düşündümüz mü? O gün bu toprakları omuz omuza savunan dedelerimiz bu gün güneydoğuda yaşanan olaylar başta olmak üzere bu ülkeyi bölmeye çalışanları görseydi ne yaparlardı.Yada acaba bu gun bu ülkede bölücülük yapan teröristler ve onlara Gerilla diyerek terörist olmadıklarını ima ederek savunan siyasetçiler o günlerde yaşanan olayları görselerdi yine hala aynı şahsiyetsiz tavrı sergilerler miydi?
Cevabınızı yazınız!