---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Tehlike 85 Yaşında…
Bu gün Cumhuriyet gazetesinin 85.kuruluş yıldönümü. Kuruluşunun 85.yılını kutlayan Cumhuriyet gazetesi geride kalan bu süre içerisinde ülkemiz adına çok önemli (!) konulara değindi. Özelikle yakın bir dönemde, büyük puntolarla manşetten ve simsiyah kararttığı TV ekranlarından başlattığı reklâm kampanyasıyla soruyordu “tehlikenin farkında mısınız?”
Elbette vatanını ve milletini seven her Türk vatandaşı gibi bizde tehlikenin farkındayız. Yıllardır hep demokrasi karşıtlığı, özgürlük düşmanlığı ve darbe çığırtkanlığı yapmış bir gazetenin yine kendisine uygun puslu hava bulduğunun da farkındayız aynı zamanda. Bu puslu havanın yaratıcısı olan kadronun da farkındayız. Türk toplumunu kendi zihnindeki ideolojik kalıplara göre “adam edeceğini” iddia eden ve aslında bu otoriter misyon bahanesiyle kendi iktidarının ve menfaatlerinin bekçiliğini yapan bu oligarşi nin elbette farkındayız…
1930′lu yıllarda yeşermeye başlayan bu oligarşik düzen hevesiniz, o dönemin materyalist-maddeci fikir akımlarından beslendiği için, her türlü özgürlüğü, çoğulculuğu ve dindarlığı düşman olarak gördünüz. Bu düşman tanımı gereğince de, Türk toplumunun büyük çoğunluğunu sakıncalı vatandaş kabul ettiniz. Büyük destek verdiğiniz Türkan Saylan gibi şahsiyetleri “biz asılız biz ne dersek o olur” diyecek kadar alçaltan düşüncenin temelinde hala o yılların özlemini çeken bir hava yok mu?
Dünya 1930′ların saçma ideolojilerini çok geçmeden geride bıraktı. Modernleşmenin demokrasi, özgürlük ve çoğulculuk anlamına geldiğini, dindarlık ile modernlik arasında çelişki olmadığını gördü ve kabul etti. Ne yazık ki bu ülke için asıl tehlike olan sizler, kendinizden başkasına yaşama hakkı tanımayan ideolojinizden bir adım dahi geri atmadınız. Her zaman ezberinizi aynen korudunuz, korumakla kalmadınız kutsallaştırdınız: Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük asker ve devlet adamı Atatürk’e, onun hiçbir zaman iddia etmediği hatta ima dahi etmediği bir tür tanrısallık atfettiniz, kendi çıkarlarınız doğrultsunda yapmak istediğiniz herşeyi onun fikirleri gibi bu millete dayattınız. Karşı çıkan olursa ya vatan haini ilan ettiniz yada rejim düşmanı dediniz. Çok ama çok tehlikeli türlü oyunlar-senoryalar kurguladınız. Örneğin Kürt sorununu, “Kürt yoktur, Türk vardır, aksini söyleyeni ezeriz” diyerek ortaya attınız ve her fırsatta Ergenekon aracılığıyla bu yarayı kaşıyarak kangrenleştirdiniz.
Atatürk’ün 1930′lu yılların şartları nedeniyle uyguladığı geçici bir politika olan devletçiliği ebedi bir ilke haline getirdiniz ve bu yüzden Türkiye’nin ekonomik gelişmesinin yıllarca en büyük engeli oldunuz. Tabii bu sayede kendi “arpalıklarınızı” oluşturdunuz ve devletin korumacı kanatları altında imtiyazlı bir burjuvazi geliştirdiniz. (Örnek : Bkz.Türkan Saylan)
Evet bizler asıl tehlikenin farkındayız. Devletin inançlar karşısında tarafsız olmasını tarif eden laiklik ilkesini çarpıtarak, toplumu dinsizleştirme, dindarları da ezme yönündeki despot projelerinizin kılıfı olarak kullandığınızın farkındayız. Zaten sizin despot projeleriniz ve uygulamalarınız yüzünden (örneğin Türkiye’yi, başını örten bir bayanın üniversitede okuma hakkını elinden alan dünyadaki tek ülke haline getirdiğiniz için) dindar kesim bu tuhaf laikliğe hep kuşkuyla baktı.
Bizler asıl tehlike olan sizlerin farkındayız. Sizler demokrasiyi hiç sevmediniz, sevemediniz ve bundan sonrada asla sevmeyeceksiniz. Tek partili “Milli Şef” rejimini ilelebed korumaya niyetliydiniz aslında, ama II. Dünya Savaşı’ndan galip çıkan güç “özgür dünya” olunca, küresel rüzgara uymak zorunda kaldınız ve çok partili hayatı istemeyerekte olsa kabul ettiniz. Yıllardır ellerinizde bulundurduğunuz iktidarı ve imtiyazı kolay kolay bırakmayacaksanız elbette. Nitekim öyle de yapıyorsunuz. 1950′deki demokrasi devrimi yaklaşırken, kendi aranızda “memleketin idaresini Hasso’larla Memo’lara mı bırakalım!” diye söyleniyordunuz. Aradan yıllar geçti ama kafanızdaki yapı değişmedi. Aynı ideolojik fikirlerinizi bugün bazı kendini bilmezler sizleri temsilen söylüyor “Dağdaki çobanla benim oyum neden bir olsun” diyerek sizin gibi düşünmeyen bu halka karşı içinizdeki zehiri kusmaya devam ettiniz. O yıllarda Demokrat Parti’nin “Yeter, söz milletindir” sloganıyla devrilmiştiniz ama demokrasiyi en fazla on yıl hazmedebildiniz. On yılın sonunda iktidara silah zoruyla el koydunuz. Türkiye tarihinde en yüksek oyu (%57) almış olan bir devlet başkanını, Başbakan Adnan Menderes’i ve iki bakanını, türlü yalan ve iftiralarla suçlayıp, düzmece bir mahkemenin kararı ile katlettiniz. Evet bu ülkede kendi saltanatınız uğruna adına tek kurşun dahi sıkmadan bir başbakanı astınız. Ne yazık ki bu halk o gün kendilerine sahip çıkan Menderes’e sahip çıkmadı ve belkide tarihte millet olarak vefasızlığın en büyük örneğini tüm dünyaya gösterdi. Bu günde aynı senoryaları sahneye sürdünüz ama başaramadınız. Bizler sizin farkınızdayız, sizde farkında olun diye söylüyorum. Menderes’e yaptıklarınıza sessiz kalan bu millet size bir daha aynı müsamahayı göstermeyecektir.
Silahla ele geçirdiğiniz iktidarı demokrasi ile yine kaybettiniz. O zamandan bu yana bir kez bile seçim kazanamadınız. Küçümsediğiniz, itip-kaktığınız vatandaşlar, sizlere hiç bir zaman yüz vermedi. Onun için iktidara ancak demokrasi dışı yollardan geldiniz veya ortak oldunuz. Milli iradenin temsilcilerine karşı atanmış kadrolarınızla tavır aldınız.
Son yıllarda giderek artan bir panik yaşadığınızın farkındayız, çünkü AKP iktidarıyla birlikte Türkiye’de demokrasi iyice güçleniyor. Türkiye’nin “zencileri” olan inanan insanlar iktidardalar ve ülkeyi hiç de “Ortaçağ karanlığı”na felan götürdükleri yok. Tam aksine, Avrupa Birliği’ne ve “muasır medeniyet”e doğru götürüyorlar.
İşte “tehlikenin farkında mısınız” sorusunun ardında, oligarşinin bu endişesi, 1946′dan beri iktidarı halka kaptırma korkusu yatıyor. Bu korkudan hareketle bir takım anti-demokratik projeler kurguladıkları da bilinen, hissedilen bir gerçek. İşte biz bu tehlikenin FARKINDAYIZ. Geç oldu ama artık Bedrettin Dalan, Aydın Doğan, Türkan Saylan, Şener Eruygur, Levent Ersöz, Veli Küçük, Mustafa Balbay ve ismini yazmakla bitiremeyeceğim diğerleri kimlerdir biliyoruz. Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Necip Hablemitoğlu, Hrant Dink neden öldürüldü? Cumhuriyet’i kimler, neden bombaladı?, Danıştay’a kimler, hangi amaçla saldırı düzenledi? artık hepsinin sizler tarafından düzenlenen oyunlar olduğunun FARKINDAYIZ.
Evet, tehlikenin farkındayız. “Devlet elden gidiyor” yaygarası artık fazla satmıyor ve atı alan millet Üsküdar’a çoktan varmış durumda. Hepinize ve ideolojinize geçmiş olsun…
Kuruluşunun 85. yılında Cumhuriyet Gaztesi : Cumhuriyet adını kirletmekten vazgeçmeyen, gün olup faşist olan,gün olup cuntacı olan, bazen de kürtçü olan solcu ama milliyetçi gazete… Halkın 100 yıl gerisinde olan trajı ise belli mihrakların desteğine rağmen söylenmiyecek kadar az olan gazete…
Açıklama :
Oligarşi, sadece belirli bir zümrenin bir ülkeyi yönetmesiyle ortaya çıkan yönetim biçimidir.
Misyon, bir kimseye veya bir kurula verilen özel görev.
Demokrasi, halkın devlet politikasını şekillendirmede eşit hakka sahip olduğu bir yönetim biçimidir.
Burjuvazi, özel imtiyazlardan yararlanan sınıf.
Laiklik, devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmamasını ve devletin dinler karşısında tarafsız olmasını savunan prensip.


ortalıkta o kadar çok pislik var ki inşallah türkiyem temizlenecek bu kanlardan biz vatandaş olarak duyarlı oldukça bunlara fırsat vermeyeceğizz
kardeş merhaba. sitene vakit buldukça bakıyorum zaten url lerimde kayıtlı.ben bir tarihçiyim şu yazıyı okuyanlar içinde her paragrafını çok daha iyi anlayabienlerden biri bendirim.tarih bana bunları öğretti işte.okulda bunların görünen o cici yüzlerini öğrettiler.kendilerine dokunan tarafları yüzeysel geçtiler ve nerden saldırırım diye hiç çekinmeden demokrasi çığırtganlığı altında bize okulda karamsar içine kapanık gelecekden beklentisi olmayana biri haline getirdiler.hiç kimsede çıkıp da ya bu ülkede hiç mi iyi şeyler olmuyor diye de söylenemedi.Ne verdilerse aldık zihnimize soktular.sonra uyandık bir söz söylemeye eleştirmeye başladık bu seferde ok kendilerine döndüğ için bizi okulda idolojik bakmamız gerektiğini söylediler.HAYIRLI OLSUN Cumhuriyetçiyim diye geçinen aydın sıfatlı zavallaı felaket tellalları.Bu yaznın altına kaynak yazıp herkese göndereceğm çok beğendim yazını.dedim ya ben tarihçiyim her satırında onların tarihini gördüğüm için daha iyi anlıyorum diye.
FARKINDAYIZ;
“biz asılız biz ne dersek o olur” cümlesinin altında yatan gerçeklerin…
FARKINDAYIZ;
yandaş medyanın çevirdiği dolapların…
FARKINDAYIZ;
ÜLKEMİZ üzerinde oynanan çirkin oyunların…geçde olsa FARKINDAYIZ
bu farkındalık acı verse de
farkındalıkların EN GÜZELİ ,farkında olmamızı sağlayan ARomef-YA SENİN DE FARKINDAYIZ…
Cumhuriyet ve Atatürkçülüğün arkasına sığınarak her türlü kirli oyunlarını gizlemeye çalışanlar artık bu numaralarının bayatladığını
anlamaya başlamışlardır.Üzücü olan ise halen yaşanılan bu olaylardan
ders çıkaramayan bir çok insanın olması,önü çok açık olan bu ülkeyi
kendi çıkarları uğruna önünü kesmeye çalışanların yaptıklarının cezasını çekmeye başlamaları sevindirici, umarım bu temizlik devam eder.
Çok cesur bir yazı…Her satırına, cümlesine, kelimesine, hecesine hatta noktasına ve virgülüne kadar imzamı atıyorum. Asıl tehlike sizsiniz.Vatanı savunan-koruyan biz, sahiplenen siz.Hepiniz Kahpesiniz…
asıl vatanı koruyan siz misiniz ? haha… siz gidin de akp sayesinde kazandığınız para”cık”ları harcayın..
Cevabınızı yazınız!
BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ »
Sitemin PageRank’ı Kaç? – Google PageRank Sorgulama
Bildiğiniz üzere Google Amca‘nın siteleri arama sonuçlarında listelerken kullandığı bir çok algoritma var. Fakat Google Pagerank adı verilen bu puanlandırma sistemi, Google Amca‘nın en sevdiği sıralama kriteri olarak günümüzde hala önemini korumaktadır.
Web sitelerinin pagerank puanını …
FİLİSTİN-PALESTİNE »
Kurtlar Vadisi Filistin Ne Zaman Vizyona Girecek? – Fragman
En son yaşanan Filistin savaşından sonra Pana Film şirketinin Filistin isimli sinema filmi çekme kararından sonra herkes merakla beklemeye başlamıştı. Filistinde ve Marmaray gemisinde yaşanan insanlık dramını konu alan filim çok tutulacağa benziyor. Gelelim filmin …
KLAVYEDEN DÖKÜLENLER »
Hayrettin Metrobüs Reklam Filmi – Video İzle
Geçen haftalar Vataş Şaşmaz‘ın oynadığı metrobüs reklamı bir hayli alay konusu olmuştu. Halk içinde dilden dile dolanan bu reklam neden Hayrettin‘in kulağına gitmesin ki?
Vatan Şaşmaz‘ın oynadığı reklam filminde metrobüsler bomboştu ve rahat bir yolculuk yapılıyordu. …
Categories
Tag Cloud
Archive
Bağlantılar
Blog Bilgi
Ads
En fazla yorum alan başlıklar:
Alexa
iiiiiiii