ARAYAN BULUR!!!
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Özel Arama
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ana Sayfa » KLAVYEDEN DÖKÜLENLER, Yalan Haberler

Uğur Bey, İntihar Etmene Gerek Yok, İtiraf Et Yeter!

Yazar: Ömer Faruk Tarih: Cuma, 15 Mayıs 200921 Yorum
Uğur Bey, İntihar Etmene Gerek Yok, İtiraf Et Yeter!

Yandaş medyanın en büyük kuklalarından olan Uğur Dündar, ergenekon soruşturmasına yönelik 2. iddianamede karısının sık sık Brezilya’ya gittiğine dair iddiaların yer alması üzerine çok sinirlenmişti. Dündar, Star Ana Haberde, yüksek sesle Ergenekon Savcıları’na, Adalet Bakanı’na ve Başbakan’a seslenmişti.bir zaman önce televizyona çıkıp bas bas bağırıp “Evlendikten sonra karımın tek başına yurt dışına çıktığını ispat edilirse intihar ederim” demişti.

Vakit gazetesinin ortaya çıkarttığı Dündarın manken eşi Yasemin Baradan (Jasmin Mroz) çıkış zamanları belgesi karşısında Dündar açıklama yapmadı.

Sorulara cevap vermeyen Uğur Dündar, kim olduğu tarafımızca bilinmeyen ve asistanı olduğunu iddia eden Türkan Aydınlı aracılığı ile sorularımıza cevaben yolladığı metinde şu satırlara yer verdi: “Anlaşılan birileri sizi fena halde işletiyor! Ben Sayın Uğur Dündar’a 1992 yılından bu yana asistanlık yapmaktayım. Yasemin Hanım’ın yurt dışına çıkışlarında -bir zorunluluk olmamakla birlikte- yanında mutlaka eşi veya annesi, ya da çok yakın bir akrabası bulunmuştur. Yakın akrabalarının soyadları tutmadığı için, güvendiğiniz kaynaklar(!) bu gerçeği görememişler! Haberinizi yanlış bilgiler üzerine oluşturduğunuzu bir kez daha belirterek uyarıyor, aile namus ve şerefine iftirada ısrar edilmesi halinde sayın Uğur Dündar’ın her türlü yasal girişimde bulunacağını bilmenizi rica ediyoruz.”
İşte Yasemin Baradan’ın yanında kocası Uğur Dündar olmadan yurt dışına çıkış yaptığı seyahatlerin tarihleri:

Çıkış: Giriş: Havaalanı:
31.8.1995 19.11.1995 Atatürk Havaalanı
09.03.1997 11.03.1997 Atatürk Havaalanı
27.03.1997 31.03.1997 Atatürk Havaalanı
27.11.1997 01.12.1997 Atatürk Havaalanı
14.01.1998 13.03.1998 Atatürk Havaalanı
21.06.1998 02.07.1998 Atatürk Havaalanı
27.08.1998 29.08.1998 Atatürk Havaalanı
30.09.1998 02.10.1998 Atatürk Havaalanı
12.04.1999 25.04.1999 Atatürk Havaalanı
03.01.2004 24.04.2005 Atatürk Havaalanı
07.03.2006 16.04.2006 Atatürk Havaalanı
26.04.2007 05.09.2007 Atatürk Havaalanı
10.01.2009 12.01.2009 Atatürk Havaalanı

img_152_a


Benzer Konular:

*** 635 kez okunmuş.



21 Yorum »

  • tiyandafila(sevinç) said:

    bırakın intihar etsin bi pislik eksik olsunn

  • aromef-ya said:

    Parayla satılmış kalemlerin en canlı ve belirgin örneği, Hiç uğruna saygınlığını ve kişiliğini satmış yılların gazetecisi,Aydın Doğan’ın has uşağı, Yerel seçim döneminde palavralarla hükümet aleyhine çalışmış bir siyasetçi, Ergenekon’un yılmaz savunucusu…
    Uğur Dündar’la yalan-yalaka haber hafta içi her akşam Star TV’de…

  • alyazmaLIM said:

    fena sıkışmmış UĞUR bey ,bu çirkin durumdan da sıyrılacağına EMİNİZ
    kendilerine bu kadar GÜVENİYORUZ işte…

  • zaman said:

    Uğur Bey, hepiniz bir gün istesenizde istemesenizde bu kutsal topraklardan temizleneceksiniz. Eskisi gibi cahil insanlar yok artık.Teknoloji sayesinde yaptığınız her türlü pislik çok şükür ifşa ediliyor. Merak ettiğim namussuzlukları ispatlandığı halde hala namusluyum diyen namussuzlarda hiç utanma yok mu?

  • zuspus! said:

    Nasıl bu kadar bayağılaşabiliyor?

    Yandaş olarak nitelendirilen medya kime yandaş, iktidara mı? Eğer öyleyse yandaş medyanın kuklası dediğiniz adamı sözde yalanlayan gazeten olan Vakit, kime yandaş değil, iktidara mı?

    Nasıl bi çelişki batağı içinde debelenir ki böyle?

  • Ömer Faruk (author) said:

    Vakit gerçeklere yandaş… Yıllardır şu ülke üzerinde oyun çevirenler kimler? Hak hukuk din demeden halkı yıllarca kullanan kimler? Atamızın bize HALK İRADESİ ÜSTÜNDÜR sözünden sonra, Türkan Saylan gibi soyu dışa bağlı bir kadının :“Bu ülkede sadece bizim dediğimiz olur” sözlerini söyleme cesaretini ona kim veriyor? Demirel, Aydın Doğan, Uğu Dündar,…… Demirelin arayıp geçmiş olsun demesi, Uğur beyin TV’de övüp övüp bitirememesi, resmen yargıya piskolojik yapılması, bir birlerinin pisliklerini her fırsatta kapatmaları.

    Artık salak değiliz, yıllardır uyuyan dedelerimiz gibi değiliz, biz farkındayız. Kimin ne mal olduğu ortada, sağ-sol çatışmalarının kimlerin tarafından çıkarıldığı, hizbullah diye kurulan örgütlerin arkasında kimlerin olduğu, yıllardır İSLAMI bu tür örgütlerle kötüleyenlerin kimler olduğu,….. hepsinin farkındayız.

    1921 Anayasasının bir kaç maddesine ters iş yaptı bahanesi ile “İdam edilen MENDERES”‘den sonra başa geçtiklerinde, ilk iş olarak 1921 Anayasasını tamamen kaldıran PATRONLAR kimler?

    Her fırsatta islam düşmanlığı, her fırsatta ülkede kargaşa çıkartmak. Ve bu oyun patronlarına destek çıkmak. Bu yapının en büyük savunucularından olan AYDIN DOĞAN ve UŞAKLARINI kutluyor, hala onları savunan halkıma da gülümseyerek bakıyorum(!)

  • zuspus! said:

    Yapma yahu! Ne kadar da mütevazisin sen öyle. “Otu boku biliyorum, dedelerim gibi salak değilim” derken burdan ne kadar da aciz göründüğünün farkında bile değilsin. Önce bunun farkındalığıyla bildiklerinden bahsetmelisin.

    Vakit gerçeklere yandaşmış… Önce Kemal Kılıçtaroğlu’na eski “Akit” ismini nasıl da sağa sola mok atarak kaptırdığından bahset bi istersen.

    Kuran ne der? Kendisinin gayet açık ve net, anlaşılır bir kitap olduğundan bahseder. Bırak şimdi Hizbullah’ın arkasındakileri. Kendisinden de gayet açık ve net bir şekilde anlaşılacağı üzere Kuran öldürmeyi, insanları “değnek”le cezalandırmayı ve daha bir çok şiddet içerikli unsuru inanlarına dayatan bir din olarak şiddetle beslenen terör örgütlerine ap açık kaynaklık etmektedir. Terör örgütlerinin arkasında ne mi var? Çok açık: Kuran!

    “Yıllarca onu bunu yapan kimler” diye soruyorsun. Cevap çok açık. 1950 sonrasından günümüze kadar iktidar kimin elinde? Çoğu Amerika yanlısı ve AKP’nin de temeline kaynaklık eden sağcı yöneticiler. Yetmezmiş gibi bu ülkeyi nederedeyse 60 yıla yakın süredir sağ partiler yönetiyor. Buna rağmen her daim muhalefette kalmış kimi gruplara fütursuzca saldırma çabası nedir?

    İktidar zaten senin elindeydi. Bu ülkeyi sen bu hale getirdin. Yetmezmiş gibi bir de senden olmayanlara saldırıyorsun.

  • Baksen (author) said:

    Bak sen :) Tarihi gerçekler üzerine konuşana bak. Sağ yönetim demek islamcıl yönetim olsa idi Ecevit kuran kurslarına, başörtülülere saldırmazdı. Biz onları adil yönetici olarak görmüyoruz. Bu gayet açık ve net. Koalisyonla kurulan bir erbakan hükümeti dersen, o da indirildi. Kökleşmiş yapı ve zihniyet bu ülkenin yabancı işgalleri ile başlayan dönemden gelen bir yapıdır. Koltuklara oturtulan bozma türkler halkın köleleşmesi için çalışmış ve bu ülkeyi sömürmüştür. Ne zaman kendi adamları başta olmayınca Menderes, Özal gibi büyük insanlar komploya kurban gitmiştir. Binlerce insan asit kuyularında öldürülmüş halk kışkırtılmıştır. Senin gibi kör insanların ne tarihten ne de şimdi ortaya çıkan durumlardan haberi vardır.

    Bu solcularda Amerikan yandaşı laflarını ağızlarında düşürmüyorlar, tam bir solcu dizisi olan “Hatırla Sevgili” de bile tüm solcular eğitim için ABD’ye gidiyorlar. Onu geçelim, gördüklerimde bile bir çok solcu Avrupa, Amerika hayali ile yanıp tutuşuyor, gidenlerde cabası, havalarından geçilmiyor. İstemem yan cebime koy…

    İslamiyete attığın iftira da onun hakkında hiç birşey bilmediğini göstermektedir.

    … Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur… (Maide Suresi, 32)

    Yol, ancak insanlara zulmeden ve yeryüzünde haksız yere ‘tecavüz ve haksızlıkta bulunanların’ aleyhinedir. İşte bunlara acıklı bir azab vardır. (Şura Suresi, 42)

    Allah’a verdikleri sözü, onu kesin olarak onayladıktan sonra bozanlar, Allah’ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi kesip-koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar; işte onlar, lanet onlar içindir ve yurdun kötü olanı da onlar içindir. (Rad Suresi, 25)

    … Allah’ın verdiği rızıktan yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk (fesad) yaparak karışıklık çıkarmayın. (Bakara Suresi, 60)

    Düzene konulması (ıslah)ından sonra yeryüzünde bozgunculuk (fesad) çıkarmayın; O’na korkarak ve umut taşıyarak dua edin. Doğrusu Allah’ın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır. (A’raf Suresi, 56)

    Biz, gökleri, yeri ve her ikisinin arasındakilerini hakkın dışında (herhangi bir amaçla) yaratmadık. Hiç şüphesiz o saat de yaklaşarak-gelmektedir; öyleyse (onlara karşı) güzel davranışlarla davran. (Hicr Suresi, 85)

    … Anne-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve sağ ellerinizin malik olduklarına güzellikle davranın. Çünkü, Allah, her büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez. (Nisa Suresi, 36)

    … İyilik ve takva konusunda yardımlaşın, günah ve haddi aşmada yardımlaşmayın ve Allah’tan korkup-sakının. Gerçekten Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır. (Maide Suresi, 2)

    Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır. (Nisa Suresi, 135)

    İşte sizin zihniyetiniz ortada, islam ahlakı ortada…

  • zuspus! said:

    Vakit gazetesi diyorum, ona buna bok atmaktan mahkum olup Kemal Kılıçdaroğlu’na “Akit” ismini kaptırdı. Neden atladın bu konuyu? Nerden bilicez Uğur Dündar için de aynısını yapmadığını? Hem bak, Fetullah Gülen de Uğur Dündar’a teşekkür mektubu gönderip tarafsızlığı ve ön yargısızlığı sebebiyle kendisine teşekkür etmiş. Şimdi Fetoşa sadakat yemini eden kütle ve hacme sahip cisimler, neden bel altı vuruyor?

    Yahu Kuran gibi “yüce(?)” bir kitabı sadece siz mi okuyorsunuz sanıyorsun? Çok net ve anlaşılır olduğunu vurgulayan Kuran’ı bir tek siz mi doğru anlıyorsuz? Dost edinmeyin, öldürün, değnekle dövün diyen, kendisine inanmayanı köpeğe benzeten bir dini övme bana!

    Günü kurtarma telaşıyla tamamen güne(yani çağa) ait olan ve günümüz koşullarıyla kesinlikle bağdaşmayan ayetler barınduruyor Kuran. Neymiş mesela… Peygamber öldükten sonra peygamberin karısıyla evlenmeyinmiş. Napıcam peygamberin karısını? Nerde? İstesem de evlenebilir miyim? Banane ki? Bizene?

    Ya da…

    “Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke’den) siz de onları çıkarın.” ( Bakara Sûresinin 191. Ayetinde )

    Beni çıkarmadı ki, yukardaki metnin yazarını, yani Muhammed’i çıkardı Mekke’den. Halkı gaza getirip kaybettikleri toprakları geri alma telaşındaki zihnin, ilahi gücün emriymişcesine inançsal duyguları alet ederek amaçlarına ulaşmasını güden bir ayet.

    Şimdi de çıkıp “Sanane? Seni değil, biz müslümanları ilgilendiriyor o ayet. Ve İsrail’i o topraklardan çıkarmamızı söylüyor” derse şaşırmam. Deme ihtimaline karşı: Tekrar oku, acep neden bahsediyorum.

    Ha bir de… Vakit gazetesi diyorum… Bok atmaktan mahkum oldu, ismini kabetti.

  • Ömer Faruk (author) said:

    Vakit gazetesi çamur atmaktan mahkum değil, gerçekleri söylediği için mahkum edildi eski adını kaybetmeye. Masum insanları asan kökleşmiş yapı mahkemeler buna dahil, ellerinde olduğu için yaptıklarını yaptılar akite. Bir asker hakkında şahsi yazı yazıp, 191 askerin bir olup dava açması ile akit 1 trilyon cezaya çarptırıldı. Kimler sayesinde, mahkemede ki adamları sayesinde.

    Kılıçdaroğlu önce minicik torununa yatığı sigorta kaydının hesabını versin, Ankaradan İstanbula seçmen kaydını usulsüz yollardan aldırmanın hesabını versin, CHP’nin kurduğu sahtesecmen.org sitesinde KENDİSİNİN NEDEN SAHTE SEÇMEN çıktığının hesabını versin, seçmen kaydını alırken evinin adresini yalan yanlış vermesinin hesabını versin, SSK’yı karla alıp milyarlarca zarara sokmasının hesabını versin.

    Geçelim kılıçdaroğlunu gelelim senin güvendiğin ADİL MAHKEMELERE…

    ————————

    Anayasa’nın 69. maddesinde yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alan siyasi partilerin temelli kapatılacağı vurgulanıyor.

    —–TÜRKÇESİ—–

    “İlişkileri genişletmek ve projelerini desteklemek için Türk sosyal demokrasi partisi CHP’ye finansal yardım yapacaktır. Türk sosyal demokrat partisi olan CHP, Sosyalist Erternasyonal üyesidir. Bu vesileyle de bu projenin tarafımız tarafından teşvik edilmesi iyi bir işbirliğinin ortaklararası desteklenmesidir. Bu konu için 85 bin Avru’luk bir yardım öngörülmüştür. Bu projenin sonuçlanmasıyla ilgili 2006′nın Haziran ayına kadar yazılı şekilde projenin neticelenme sonucunu bize yazılı olarak bildirin. Ödememiz banka üzerinden yapılacaktır.”
    ————————

    Yukarıda gördüğün belge, CHP’nin Almanyada ki bir vakıftan para aldığının ispatıdır. ANAYASA MAHKEMESİNE GÖRE BU PARTİNİN KAPATILMASI GEREKİYOR. DİMİ?

    DEVAMI…. CHP’ye 85 bin Euro aktarıldığı belirtilen belgenin tarihi 13.12.2005. Anayasa Mahkemesi, CHP’nin 2005 yılı hesaplarında yaptığı incelemede usulsüzlük tespit etmiş, ancak yurtdışındaki bir vakıftan para yardımı alındığı yönünde bir ifadeye yer vermemişti. CHP’nin 1998, 2004, 2005 ve 2006 yılı hesaplarında inceleme yapan Anayasa Mahkemesi, yaklaşık 1 milyon YTL’lik usulsüzlük tespit etmişti. 1 milyon YTL’nin CHP’nin mal varlığından Hazine’ye gelir kaydedilmesine ve partiyi zarara uğratan parti yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmişti.

    SÖYLER MİSİN DEĞERLİ ARKADAŞIM, CHP NEDEN KAPATILMADI? AKP’yi fasfatalardan en küçük şeylerle suçlayıp dava açan bu mahkeme, NEDEN CHP’ye KAPATMA DAVASI AÇMADI?

    YİNE YİNELİYORUM KÖKLEŞMİŞ SOLCU ZİHNİYETİ… HER YANI SARMIŞLAR PASTAYI İSTEDİKLERİ GİBİ YİYORLAR….

    BU ÖRNEĞİ VERDİM, GÖR Kİ ONLARDAN OLMAYANLARI NASIL SUSTURUYORLAR, KENDİ DOSTLARINI NASIL KORUYORLAR…

    ————————————-

    Kuranı kerim konusuna gelirsem, ben bilirim siz bilmezsiniz demedim. Ama görülüyor ki OKUDUĞUN KURAN-I KERİM AYETLERİNİ SAPTIRA SAPTIRA BURAYA KOYMUŞSUN. KENDİNİ ÇOK AKILLI ZANNEDİP GÜLDÜRME BENİ….

    VE ARADAN BİR AYET ALIP (O DA EKSİK) BURAYA KOYMAKLA OLMAZ İFTİRA ATMAK, AYETİN ÖNCESİNİ VE SONRASINI DUR GÖSTEREYİM SANA…

    *****

    190 – Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.

    191 – Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke’den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir.

    192 – Eğer onlar (savaştan ve küfürden) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    *****

    190. ayet için DİYANET EK AÇIKLAMA:“Aşırı gitmeyin” ifadesiyle, mecbur kalmadıkça savaşa girilmemesi, savaş kaçınılmaz hâle gelince de savaşta çocuklara, kadınlara, yaşlılara ve savaşla ilgisi olmayan diğer sivillere zarar verilmemesi, işkenceden sakınılması.. gibi hususlar kastedilmektedir.

    —- Umarım bu saptırmalarını başka yerlerde yapıp rezil olmuyorsundur. Ayetleri düzgünce oku ona göre tekrar düşün, Allah hidayet versin….

  • zuspus! said:

    Bırak yahu! İşinize gelince mahkemeler 10 numara, gelmeyince tü kaka. :) Sağa sola bok atmaktan başka yaptığınız bir şey yok. Neymiş? Artık herşeyi biliyolarmış, dedeleri gibi salak değillermiş. Oldu güzelim.

    Peygamberin evi konusunu atlamışsın ayrıca. Neden hep hatırlatmak zorunda bırakıyosun beni? :)

  • Ömer Faruk (author) said:

    Bak sayın insan,
    Her türlü soruna cevap vermeye çalıştım, Allah’ın izni ile cevap veremeyeceğim soru da yok. Ama bakıyorum benim unutup yazmadığım bir cevaba takılıp benim yazıp seni bozduğum konulara değinme cesaretini kendinde hiç bulamıyorsun. Eee tabi, insan çarptırırsa sonu bu olur. Hak gelince batıl zail olur. Senin için sorduğun konu ile ilgili başlık açacağım inşallah.(Peygamber Efendimizle (sav) ilgili) Haber de vereceğim hiç merak etme….

  • zuspus! said:

    “Allah’ın izni ile cevap veremeyeceğim soru da yok” demişsin. “En bilge kişi bilmediğini bilen kişidir” demişler. Bu açıdan ise… demek ki en cahil kişi de her şeyi bildiğini bilen kişi olarak sen oluyorsun.

    Bir de şöyle bir şey var: “Cahillerle tartışmayın. Sizi önce kendi seviyelerine çekecek, sonra ise -tecrübeleriyle- sizi yeneceklerdir.”

  • Ömer Faruk (author) said:

    Allah’ın izni ile demenin anlamını bilmiyorsan cahilin aslı sensin. Allah’ın izni ile demek bildiğim tüm konularda onun yardımı doğrultusunda cevaplayamayacağım soru yok demektir. Tabi senin gibi bu tür mütevazi sözlerden yoksun insanlar anlamaz ne denilmek istendiğini.. Sana son sözüm… Artık susuyorum…

    Suskunluğum asaletimdendir.
    Her söze verecek bir cevabım var.
    Önce söylenene bakarım SÖZ MÜ DİYE,
    Sonra söyleyene bakarım ADAM MI DİYE.

  • zuspus! said:

    Ha yani diyosun ki… “eğer bir şeyi bilmiyorsam Allah izin vermemiştir.” Cahilliğini de Allah’a yamadın ya… Kim bilir öteki dünyada harcamak için kazandığın bonuslardan kaç puan kaybettin.

    Bir de… Konuyla ilgili olarak: Hani o iftirayı dilden dile dolaştırıyor; hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyleri ağzınıza alıp söylüyor ve bunu önemsiz bir iş sanıyordunuz. Hâlbuki bu, Allah katında büyük bir günahtır.(NÛR suresi 15. ayet)

    :)

  • Ömer Faruk (author) said:

    Adam akıllı bir konu konuşmaya başlayıncaya ve tek söylediğin “sağa sola bok atma” cümlelerini papağan gibi tekrarlamayı bırakıncaya kadar seninle tartışarak zaman kaybetmeyeceğimi bir önce ki yorumumda belirttim. Çünkü CHP’lilerin tek kullandığı laiklik lafı gibi aynı şeyleri tekrar edip duruyorsun. Ne adam gibi bir savunman, ne yazdıklarında bir dürüstlük (eksik ayetler gibi) ne de adam gibi sorular… Git rezil olma daha…

  • zuspus! said:

    Seni kurduğun şu takıntılı, yeterince egoist(!) ve aslında ezik cümlelerinle baş başa bırakıyorum:

    “Artık salak değiliz (…)dedelerimiz gibi değiliz, biz farkındayız.”

    “Allah’ın izni ile cevap veremeyeceğim soru da yok.”

    “Suskunluğum asaletimdendir.Her söze verecek bir cevabım var.” (Bu sözün Ömer Hayyami’ye ait olduğnu bilse kullanırmıydı acaba?)

    Yalnız bu sözlerin pratikle işlev kazanması için ayna karşısında birine söylermişcesine söyleyip tekrar etmen lazım ki, başarıya ulaşsın. Yitik öz güvenini belki bu sayede standart düzeye ulaştırabilirsin.

    Son olarak… Hayyam seversin diye yazıyorum:

    ‘Irmaklarından şaraplar akacak’ diyorsun
    Cennet-i alâ meyhane midir?
    ‘Her mümin’e iki huri’ diyorsun
    Cennet-i alâ kerhane midir? (Şair burda Kuran’da bahsedilen “iri gözlü huriler”e değinmektedir.) :)

    Kolay gelsin sana, ve’s-selamü ala men ittebaa el-hüda! :)

  • Ömer Faruk (author) said:

    “Artık salak değiliz doğru, çünksü siz hala salak gibi uyuyorsunuz”

    Hayyam’ı sevdiği mi kim söylemiş? Bir kişiyi sevmemek o kişinin hiç bir şeyinden istifade etmemek demek midir? Türkan Saylan’ı da hiç sevmem, ama bir sözü vardır “Başarının sırrı yetinmemektedir” diye. Bu sözü duyunca hanımefendiden hoşuma giden tecrübe dolu bir söz duymuş oldum.Ve bu sözü daim kullanırım.

    Hayyam islam düşüncesinden çıkıp kendi fikirlerine dünyaya bakışına göre mısralar yazmış bir şahıstır. Saygım var, problem değil. Ama şunu da unutmamak gerekir: “Seni yaratan, yarattıklarını sana veren, sana hesap mı vermek zorunda?” Unutma ki dünya hayatı bir imtihan yeridir, burada yasak olan orada serbest olabilir. Ve imtihandan sonra günah sevap gibi kavramlar yoktur. Nimetleri sonsuz özgür bir cennet veya ateş vardır. Allah sahip oldukları ile kimseye de hesap verecek değildir.

    He olayın bu boyutundan sonra şu boyutu da var tabi. Hani senle hayyam aynı kafadan ya, o okuyamadı bari sen oku:

    —————————-ŞARAP KONUSU——————————

    Takva sahiplerine va’dedilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır ve orda onlar için meyvelerin her türlüsünden ve Rablerinden bir mağfiret vardır. Hiç (böyle mükafatlanan bir kişi), ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını ‘parça parça koparan’ kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu? (47 Muhammed Suresi, 15)

    Bu ayette çevrilen “şaraptan ırmaklar” kelimesinden yola çıkarak şarabın bir içecek olarak cennette olduğu ve dolayısıyla övüldüğü iddia edilmektedir. Fakat bu ayette geçen kelimenin karşılığı ve bunun anlamına bakıldığında hatanın nerede yapıldığı anlaşılacaktır.

    Ayetin orijinalinde de “şarap” kelimesi geçer ve Türkçe’ye direkt olarak “şarap” diye tercüme edilir. Fakat Arapça’daki “şarap” kelimesinin karşılığı ile Türkçe’deki “şarap” kelimesinin karşılığı aynı değildir. “Şarap” kelimesi Arapça “içmek” anlamına “şerebe” fiilinden türer. Şarap içilecek olan her şeydir. Fakat bu kelime Arapça’dan Türkçe’ye geçerken anlam kaymasına uğramış ve “içki” anlamında “şarap” olarak anlamlandırılmıştır.
    Kuran’da ise “şarap” ve “alkollü diğer içecekler” için “Hımır” kelimesi kullanılmaktadır. Kur’an’da da “alkollü içecek” (Türkçe’deki şarap) anlamında bu kelime kullanılmaktadır.

    Ey iman edenler, içki (Hımır), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar)dan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz. Gerçekten şeytan, içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi, Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi? (Maide Suresi, 90-91)

    Ayrıca Allah Kur’an’da cennet içeceğinin sarhoşluk vermediğini başka bir ayette ayrıca şöyle ifade etmektedir.

    Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir. (Vakıa Suresi,18-19)

    Dolayısıyla iki dil arasındaki bu anlam karmaşasından faydalanılarak bu eleştiriler yapılmaktadır. Oysa ayette geçen kelimelerin gerçek anlamları bulunup, kelimeler buna göre düşünülürse sonuçta ortada bir çelişki olmadığı görülür.

    ————————– (kynk: http://kurandaceliskiyoktur.com/2007/12/09/dunya%E2%80%99da-haram-olan-sarap-cennette-helal-mi/)

    ——HURİ KONUSUNA GELİNCE BAYA BİR UZUN. BELKİ ÖĞRENMEK İSTERSİN: http://www.hanifdostlar.net/forum_posts.asp?TID=1537&PN=2——–

    SELAMETLE

  • alyazmaLIM said:

    “Kur’an’ı SANA mutsuz olasın diye indirmedik.
    Ancak SAYGISI olana bir öğüt olarak (indirdik).”
    [TA-HA SURESİ, 2-3]

  • eko said:

    ömer faruk kardeş abi sen muhteşem bir adamsın bence abi bu kadar cesaretli bir kişilik bence bir osmanlı cocugunda olur yazındaki konular ile ilgili bizzat kendim inanılmaz calışmalar yapyorım yakında bu memlekette laiklik adı altna gizlenen kimse kalmayacak.bende chp nin aydın doğanıın ugur dundarın,demirel in sezer in m.a.birand ın farknda olanlardanım

  • Ömer Faruk (author) said:

    Estf. kardeşim, başıma geleceklerden üzülmem de bu Osmanlı soylarının hallerine, ülkelerini satmalarına üzülürüm. İnşallah herşey bir gün iyi olur. İltifatın için sağol. Bil mukabele…

Cevabınızı yazınız!

Add your comment below, or trackback from your own site. You can also subscribe to these comments via RSS.

Be nice. Keep it clean. Stay on topic. No spam.

You can use these tags:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar.