EDEBİYAT

EĞİTİM HAYATI

KLAVYEDEN DÖKÜLENLER


ARAYAN BULUR!!!
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Özel Arama
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ana Sayfa » KLAVYEDEN DÖKÜLENLER, Toplumsal Hafıza

Aynadaki Düşman : TEŞKİLAT

Yazar: Tarih: Sunday, 6 September 20092 Yorum

>>>>İzlediğiniz VİDEOLARI İndirmek İçin Tıklayın<<<<

Aynadaki Düşman : TEŞKİLAT

29 Ekim 1923 Kurtuluş Savaşı’nın ardından, Mustafa Kemal Atatürk, küllerinden doğan bir devleti dünyaya ilan etti. “Türkiye Cumhuriyeti”

Zor geçen yıllardan sonra çok partili demokratik hayata geçişte iktidara gelen Adnan Menderes, 1958 yılında Irak,Pakistan ve ingiltire’nin katılımıyla Bağdat Paktı’nı oluşturdu.Yunanistan başbakanı Karamanlis’le, Kıbrıs’ta birlişik devletin niteliği konusunda 5 Şubat 1959’da anlaşmıştı. Menderes çok kritik iki karar almıştı. Son toplantı için Cenevre’ye giderken 17 Şubat 1959’da     Londra yakılarında uçağı düştü ve sağ kurtuldu. 1961 yılında 27 Mayıs darbecileri tarafından idam edildiğinde Bağdat Paktı dağılmış , Kıbrıs meselesi ise tekrar çözümsüzlüğe gömülmüştü. Menderes’in misyonuyla yola çıktığı söylenen Adalet Partisi’nin genel başkanı emekli Orgeneral Ragıp Gümüşpala bir otel odasında ölü bulundu ve Adalet Parti’de Demirel’li yıllar başladı.  Menderes ailesinin bütün isimleri şüpheli ölüm ve kazalarla siyaset sahnesinden silindi.
23 Kasım 1970 yılında Türkiye, Avrupa Ekonomik Topluluğu ile Bürüksel antlaşmasını imzaladı.Ankara Antlaşması’nın devamı niteliğindeki bu adım Avrupa sürecini sağlamlaştırmıştı. 12 Mart muhtırasıyla 1971’de hükümeti düşüren darbe süreci olmasaydı Brüksel Anlaşmasına gore Türkiye   22 yıl sonra “Ortak “Pazar’a” yani Avrupa Birliği’ne tam üye olacaktı.

Şiddetin tüm yurda yayıldığı günlerde 1 Mayıs 1977’de Taksim Meydanı’ndaki olaylarda kimliği belirsiz kişilerin açtığı ateşle 36 kişi can verdi.
7 Mayıs 1977’de Bülent Ecevit “kontrgerilla hareket halidedir, 1 Mayıs’ta parmağı vardır dedi. 29 Mayıs 1977 Ecevit, İzmir Çiğli’de Türkiye ‘de sadece 3 tane olduğu belirlenen özel bir silahla yakınındaki polis tarafından suikaste uğramasına rağmen sağ kurtuldu …
24 Mayıs 1978’de Tükiye’de kontrgerillayı ilk kez dava konusu yapan savcı Doğan Öz Ankara’da ölü bulundu.
12 Eylü 1980 darbesi, şartların olgunlaşmasını bekledik diyen Kenan Evren komutasında gerçekleştirildi. Darbeyi yapanların önünde birçok sorun varken darbeden hemen sonra 21 Ekim’de Türkiye vetosunu kaldırarak Yunanistan’ın NATO’ya dönüşüne izin verdi. Büyük bir değişimin öncülüğüne soyunan başbakan Turgut Özal, 1988’de genel başkanın belirleneceği genel kongresi sırasında uğradığı suikastten yaralı olarak kurtuldu. Suikastçi yıllar sonra “herşeyi vatan için yaptık” diyecekti. 1993 te Orta Asya gezisinden hemen sonra vefat eden Özal’ın ailesi ise yıllar sonra  zehirlenerek öldüğü konusundaki süphelerini açıkladı.

Aynı yıl terror-devlet-mafya ilişkilerine odaklanan ve gizli belgelere ulaştığı söylenen gazeteci Uğur Mumcu, bombalı bir suikaste kurban gitti. İrtica karşıtı bir gruplaşmayı bütünleyen bu olayın faillerinin derin devlet tarafından himaye edildiği iddiaları ortaya atılacak, bir  devlet görevlisi bu tuğlayı çekersek duvar üstümüze yıkılır itirafından bulunacaktı.
2 Temmuz 1993 yılında 37 kişinin can vermesiyle sonuçlanan Sivas olayları Alevi-Sünni gerginliğini alevlendirdi. Bu olaydan tam 3 gün sonra 5 Temmuz 1993’te bu sefer Erzincan’ın sünni Başbağlar Köyü kana bulandı ve 29 kişi katledildi. İnançlar üzerinden bir iç savaş provakasyonu yaşanıyordu.
1993’te tam gerçekleştirilemeyen oyun 12 Mart 1995’te Gazi mahallesinde sahneye konacaktı. Silahların bırakılmasının konuşulduğu günlerde 33 erin katledilmesiyle Sabancı suikasti gibi iş dünyasıda şüphe uyandıran cinayetlerle Güneydoğu’da ki kardeşlik ve bütünlük yanlısı kanaat önderlerini eşi görülmemiş yöntemlerle ortadan kaldıran süpheli bir Hizbullah yapılanmasıyla Türkiye kan kaybetti. Özal’la başlayan dünya aktörü olma rüyası zamansız bir şekilde sona ereken Türkiye, tekrar kendi içine kapanacak ve iç gerilimleriyle enerjisini tüketecekti.
1996 yılında bir otomobil kazasıyla ortaya çıkan Susurluk sıkandalıyla Devlet-Mafya-Siyaset üçgeninde derin devlet yapılanması ve faili meçhuller tartışılmaya başlandı . Hiçbirşey eskisi gibi olmayacak dendi ama “TEŞKİLAT” devredeydi.
1994 Refah-Yol iktidarıyla sütatikoyu sarsan bir yenilenme gerçekleşerek  siyasi aritmetik değişmiş ancak güç dağılımında taşlar yerinden oynamamıştı. 28 Şubat 1997 de Refah-Yol hükümetine karşı yürütülen ve aktörleri tarafından Post-Modern darbe olarak nitelenen 28 Şubat süreci demokrasiyi askıya aldı. Aynı anda yaşanan ekonomik istikrarsızlık ve yolsuzluklarla yirmiyi aşkın banka 70 Milyar dolarlık zararla batacaktı.
2001 Ekonomik krizinin yaralarını sarmak için gönderilen super bakan Kemal Derviş in DSP yi bölerek yepni parti kurma hamlelerinin ardından Ecevit hükümeti dağıldı. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara gelecek ve Avrupa Birliği sürecini hızlandıracak bir programla iş başı yapacaktı.
1 Mart 2003 teskeresinin reddedilmesiyle Türkiye’den tam destek bulamayan Amerika, Irak’ı işgal etti.
Siyasal ve ekonomik istikrar Türkiye’nin yeniden güç ve prestij kazanmasına imkan sağlayacaktı. Ancak Türkiye’nin 11 Eylül’ü geçikmedi.15 Kasım 2003’te Sinagog , 20 Kasım 2003’te İngiliz Konslosluğu ve HSBC bankalarına yönelik saldırılar Ahtapot’un kollarının ne denli uzun olduğunu gösterecekti. Havaya yükselen sarı duman Türkiye’nin soluğunu kesecekti.
9 Kasım 2005 Şemdinli olayları, 5 Şubat 2006 Rahip Santaro  cinayeti, 5 Mayıs 2006 Cumhuriyet  Gazetesi’ne bombalı saldırı ,  17 Mayıs 2006 Danıştay saldırısı , 19 Ocak 2007 Hrant Dink suikasti ve 9 Temmuz 2008 Amerika Birleşik Devletleri Başkonsolosluğu saldırıları teşkilatın ayak sesleriydi.
Vatan adına öldürecek Vatan adına güç sahibi olacaklardı. Bu kez mutlu sonlarını yazamadılar. Türkiye Cumhuriyeti Anayasal hükümetini devirmek ve demokratik dünyadan koparmak amacını güden devlet içine kümelenmiş illegal bir teşkilatlamaya karşı operasyonlar başlatılacaktı. Her dönemde büyük oyun küresel iktidar savaşlarının hedefinde olan Türkiye, kökleri geçmişin karanlığına gömülmüş kendini bu toprakların sahibi ve kurtarıcısı sanan  hayalı vatanseverlerin tutsağı olmaktan kurtulmaya çalışıyor.

Bu ülke, maskelenmiş yüzleri , kirli ilişkileri , faili meçhulleri çözmeden özgür olamayacak. Türkiye vicdanıyla, tarihiyle  ezberleriyle yüzleşiyor. Aynadaki Düşman’la son kozunu paylaşıyor. Aynadaki Düşman : TEŞKİLAT

ergenekon

Sizin için...

CHP Çarşaflısı Hemen Havaya Girer (Bizimcity - Salih Memecan Karikatürü)
PageMASH V1.2 Türkçe - Sayfalarınızı En Basit Şekilde Düzenleyin
Google Desktop ile Bilgiler İstediğiniz Zaman Anında Masaüstünüzde
Microsoft MSN Messenger 7.02 Mac OS X
Söz Sırası Bizde, Haydi Türkiye…
İsrail'in Sonu - Assad Tamimi
Türkan Saylan Davası Yolunda Şehit Oldu (!) -Yorum(suz)-
Ücretsiz Google Adsense Seminerleri 2009
Milli Görüş’ün Kaderi…
7. ve 8. Sınıfların SBS Sonuçları - 4/5 Haziran 2011
*** 478 kez okunmuş.



2 Yorum »

  • GÜLÜ... said:

    ÜLKEMİZ üzerinde oynanan kirli oyunların
    farkında olmayanları için KESİNLİKLE izlemeleri gereken bi dizi
    farkında olanlar da izleyebilir :)) tavsiye edrim.

  • sevinckılıc said:

    ellerine sağlık çok güzel olmuşşş ama keşke oynan oyunlarda bu kadar kirli olmasaydı ama artık dur deme vakti artık bu bilinçli genç nesil bir daha izin vermeyecek selametleee

Cevabınızı yazınız!

Add your comment below, or trackback from your own site. You can also subscribe to these comments via RSS.

Be nice. Keep it clean. Stay on topic. No spam.

You can use these tags:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar.

*