---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Articles in the Serbest Category
Otuzlu yaşlarda uzun, kilolu bir erkekti. Sarı bıyıklarının altında beyaz dişleri inci gibi parlıyordu. Çilleri onu sempatik gösteriyordu, saçları dökülmüştü. Mavi gözleri hafif kayıktı ama gözlüğü şaşılığını pek belli etmiyordu. Eminönü’de işportacılık yapıyordu. Dürüst, güler …
Her sabah olduğu gibi dalga sesleriyle uyanmıştı bu sabah. Fırtınalı günlerde dalgaların bahçe çitlerini okşadığı tek katlı evinin balkonunda, yaptı kahvaltısını. Ardından kısa bir yürüyüş dalgalara bata çıka. Yürüyüş yormamıştı onu ilerleyen yaşına rağmen.
Dışarısı soğuk ve karanlık. Pek fazla yüksekte olmayan lambaların ışığında yemyeşil ağaçlar siyah-beyaz bir fotoğraf karesi gibi… Kimseler yok etrafta. Kalabalıklar yerine mutluluğu ve huzuru yalnızlıkta bulanlar için harika bir zaman. Benim için ikisinin de …
O gün ilk işsizlik günümdü, öğretmenlik yaptığım kolejde görevime son verildi. Sebebi başörtümdü… Artık işsizdim çünkü; devlet okullarında başörtü takmak zaten yasak, kolejlerde de iş bulacağımı hiç sanmıyorum. Ama her ne olursa olsun davamdan vazgeçemezdim. …
İnsanız! Her halimiz dünden farklıdır genelde, daha dün gülerken bir bakmışız bugün ağlıyoruz, daha dün insanlara gülümserken bir bakmışız bugün somurtuyoruz. İnsanız dedim ya halden hale gireriz her yeni doğan güneş ile. İnsanız günahlara da …
İnsan oğlu; Kuran-ı Kerim’de Rahman’ın tarif ettiği gibi nankör, şükretmeyen insan oğlu. Başına en ufak bir dert geldiğinde Allah diyen, onun dışında Allah’a secdeyi ona şükretmeyi ihmal eden insan oğlu. Nereden geldin nasıl geldin bu …
Kalplere sorulması gereken en önemli soru, hayatı biz mi yaşıyoruz yoksa hayat mı bizi yaşıyor, kim kimi yönetiyor? Yıllardır çıkmazlar içinde idim, yüreğim sığmazdı yüreğime, bir heyecan ve bir istek, ama nereye doğru? Döndüm baktım …
Klasik bir başlangıç yapacağım, hayat çok garip… Ana rahminde başlar ilk kalp atışlarımız. Küçücük bir dünyada başlarken çırpınmaya, dışarıda birileri heyecanla bekliyor bizi. Aylar sonra o küçük dünyadan biraz daha büyük ve kalabalık bir dünyaya …
Haşmet Babaoğlu’nun köşe yazısını okudum ve çok hoşuma gitti. Diyor ki; “ben hayatım boyunca “sevelim, sevilelim edebiyatı” yapmaktan kaçındım.Onun yerine “sevinç” duygusundan, “Tanrı’nın o güzelim kıvılcımı”ndan yana taraf tuttum.Elimde fenerle sevinç aramaya çıktım.”
Gerçektende hayatımızda “sevinç” …

